Merkez Bankası kasadaki altınlarını satmaya başladı

Ekonomist Uğur Gürses, dün bloğunda yayımladığı ‘Evdeki gümüşler ve bir takım muhasebe manevraları’ başlıklı yazısında Merkez Bankası’nın altın satmaya başladığını belirtti.

Merkez Bankası’nın son aylardaki hamlelerini özetleyen Gürses, her borç alınan nakit dövizin eritildiğini, swaplarla brüt rezervlerin şişkin gösterildiğini, sistemdeki dövizlerin büyük bölümünün Merkez Bankası’na akmasına rağmen döviz kurunun tutulamadığını belirtti.

Gürses, Merkez Bankası’nın son 2 haftada 4 milyar dolarlık rezerv kaybı olduğunu belirterek bunun Hazine’nin yurtdışı borçlanma ile getirdiği 2,5 milyar dolarlık girişi de içerdiğini söyledi.

LİKİT DÖVİZLER ERİYOR

Gürses rezerv kaybı nedeniyle Merkez’in altın satmaya başladığını belirterek mart başından bu yana yaşanan gelişmeleri şöyle aktardı:

“Birincisi, durmadan likit dövizleri sattıkları için her yeni gün likit dövize ihtiyaç duyuyorlar. Kullanılabilir likit döviz rezervleri eridikçe Merkez Bankası mart başından bu yana hem altın satışına başladı hem de kasalarındaki yabancı para efektifleri döviz hesaplarına geçirmeye başladı.

Merkez Bankası 3 Mart haftasından başlayarak 14 Nisan haftasına kadar tam 2,8 milyar dolarlık (43 ton) altın sattı.

Yine 3 Mart haftasından itibaren kasalarında bulunan 2.7 milyar dolarlık yabancı para efektifleri dövize çevirdi. Yani muhabir bankaları nezdindeki döviz hesaplarına geçirdi.

Toplamda ise tam olarak 5.5 milyar dolarlık varlığı likit dövize çevirdi.”

Grafik: Uğur Gürses

LİKİT DÖVİZLER ERİDİ

Gürses ayrıca Merkez Bankası’nın her an kullanılabilir likit dövize ihtiyaç duyduğunu, altının ise hemen–anında likite çevrilebilir durumda olmadığını belirterek likit dövizlerin erimesi ve kritik bir seviyeye düşmesi nedeniyle altının satılmaya başlandığını açıkladı.

Gürses ayrıca yazısında Merkez Bankası altın rezervlerinin haftalık olarak değerlemesi sırasında altın fiyatının hangi gün ya da seansta yüksekse o değer esas alınarak altın rezervlerinin döviz karşılığının yüksek gösterilmeye çalışıldığını belirtti.

‘ALTIN DEĞERLEMESİNDE TAKLA PRENSİBİ’

Gürses şunları söyledi:

“Merkez Bankası’nın bilançosunda dikkat çeken ikinci nokta yine aynı haftadan itibaren, altın değerleme esaslarını değiştirerek, altın fiyatı hangi gün ya da seansta yüksekse o değeri esas alarak altın rezervlerinin döviz karşılığını yüksek göstermeye girişilmiş olmasında.

Yıllardan beri izlenen uygulamada -3 Mart 2022 haftasına kadar-, Merkez Bankası altın rezervlerinin haftalık olarak değerlemesini yaparken, dolar cinsi değerinin hesabında, Londra piyasasında haftanın son iş gününden bir önceki günün (Perşembe) sabah seansındaki (A.M. fixing) değeri esas alıyordu. Bu kural harfi harfine uygulandı.

3 Mart haftası ve izleyen haftalarda ise şuna tanık oluyoruz; haftanın son iş gününden bir önceki günün sabah seansı yerine, son işgünündeki değerler alınmaya başlıyor.

Madem bilanço Cuma günkü vaziyeti gösteriyor, bu durumda Cuma günkü Londra altın değerinin alınması da normal diye düşünülebilir. Ancak Merkez Bankası yöneticileri, sabah seansı yüksekse sabahı (A.M.), öğleden sonra seansı yüksekse öğleden sonraki seans değerlerini (P.M.) almayı tercih etmişler. Eskisi gibi belirlenmiş sabit bir sistem yok, ‘takla prensibi’ esas alınmış.

Peki ne mi olmuş? Eskiden olduğu gibi Perşembe sabah seansı yerine Cuma gününün sabah ya da öğleden sonrası seansının hangisi yüksekse o değerini alarak; Merkez Bankası altın rezervleri 3 Mart haftası 248 milyon dolar, 10 mart haftası 784 milyon dolar, 17 mart haftası 765 milyon dolar daha yüksek gösterilmiş. 13 Nisan haftası ise 145 milyon dolar çıkıyor”

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir